Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugün yeniden yemin ediyoruz ki…

14

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bugün yeniden yemin ediyoruz ki ezanımıza, bayrağımıza, vatanımıza kimsenin el uzatmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kabine toplantısı sonrası Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasıyla ilgili açıklamasında, “Ayasofya’nın secdelerle yeniden buluşması ile bir milletin adeta yeniden doğuşuna şahitlik ediyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dayatmayla karşımıza çıkanlara cevabımızı uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru gücümüzle vermekten asla çekinmiyoruz, çekinmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslenen Erdoğan, Müslümanların ve Türk milletinin cuma günü vasıl olacak Kurban Bayramı’nı tebrik etti.

Bu mübarek günler vesilesiyle Türk milletinin, Müslümanların ve tüm insanlığı feraha kavuşmasını Allah’tan dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı için tüm kurumların hazırlıklarını tamamladığını belirtti.

“EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ BİRLİĞİMİZ BERABERLİĞİMİZ VE KARDEŞLİĞİMİZDİR”

Recep Tayyip Erdoğan, geçen salı günü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 2 yıllık değerlendirmesini kamuoyu ile paylaştıklarını anımsattı.

Ortaya çıkan tablonun Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada yaşanan olağanüstü gelişmelere, önüne çıkartılan nice engellere rağmen tarihi bir atılım dönemi içinde olduğunu gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

“Hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteği ile tüm zorlukların üstesinden geliyor ve hedeflerimize doğru adım adım ilerliyoruz. Hep ifade ettiğim gibi en büyük gücümüz birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimizdir. Vesayet oyunlarıyla, terör örgütlerinin saldırılarıyla, darbe girişimleri ile siyasi ve ekonomik tuzaklarla yıkılamayan bir ülke oluşumuzu işte bu hasletlerimize sıkı sıkıya bağlı olmamıza borçluyuz. Bu gerçeği görenler tüm güçleriyle milletimizin birliğine, ülkemizin bütünlüğüne, devletimizin egemenlik haklarına saldırmaktadır. Türkiye’yi hala geçmişin zayıf ve ürkek devleti zannedenler bu saldırılarla netice almayı, ülkemizin üzerinde yeniden tahakküm kurmayı hayal ediyorlar. Halbuki artık her alanda altyapısını geliştirmiş, egemenlik haklarını kullanma iradesine sahip bir Türkiye var. Kendi gerçeklerinin ve gücünün idrakinde bir Türkiye var.

“TEK ARZU VE GAYRETİMİZ KENDİ HAK VE HUKUKUMUZU KORUMAKTIR”

Altını çizerek ifade ediyorum; Bizim kimsenin hakkında, hukukunda, toprağında, huzurunda, zenginliğinde gözümüz yok. Tek arzumuz ve tüm gayretimiz, kendi hakkımızı, hukukumuzu, çıkarlarımızı korumaktır. Bu anlayışa dayatmayla karşımıza çıkanlara, cevabımızı uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru gücümüzle vermekten asla çekinmiyoruz, çekinmeyeceğiz. Müzakere ve adil anlaşmalar yoluyla çözülebilecek meselelerde oldubittiyle ülkemizi dışlamaya kalkanlar her seferinde bu cevapla karşılaşacaklarını bilmelidir.”

“AYASOFYA’NIN NEDEN MÜZEYE ÇEVRİLDİĞİNİN TARTIŞMALARININ BİR ANLAMI YOKTUR”

“Ayasofya’nın Fatih’in vakfiyesine uygun şekilde yeniden ibadete açılması, ülkemizin egemen haklarını kullanma konusundaki kararlılığının son örneklerinden biridir.” diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Sadece Ayasofya’nın serencamı dahi milletimizin bu topraklardaki 1000 yıllık varlığını hangi zorluklarla sürdürebildiğinin ispatıdır. Fethin en önemli hatırası olan Ayasofya’nın hangi şartlar altında 500 yıllık camilik vasfından çıkartılarak müzeye dönüştürüldüğünü tartışmanın bir anlamı olmadığına, kalmadığına inanıyorum. Önemli olan bu ulu mabedin yeniden asli işlevine bağlayıcı bir hukuki belge olan vakfiyesinde belirtilen misyonuna dönmüş olmasıdır. Fatih’in 1453 yılında camiye çevirdiği İstanbul’un gözbebeği Ayasofya, artık medeniyetimizin zirve sembollerinden biri olarak, milletimize ve tüm İslam dünyasına, tüm Müslümanlara bir ibadethane olarak hizmet vermeyi sürdürecektir.”

Müslümanlar dışında Hıristiyan aleminin de aynı şekilde Ayasofya-i Kebir Cami-i’ne gelip ziyaretlerini yapabileceğini vurgulayan ve 24 Temmuz’da cuma namazıyla Ayasofya’nın kubbelerinin yeniden ezan, Kur-an, salavat ve tekbir sesleriyle inlediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“AYASOFYA İÇİN BUGÜNE KADAR MÜCADELE VERENLERİ SAYGIYLA YAD EDİYORUM”

“Ayasofya’yı ecdadın emanetine uygun olarak üç neslin hayalinde yaşattığı şekliyle bir cuma günü aslına rücu ettirdik. Hizmetine ömrümüzü adadığımız Şehr-i İstanbul’un artık bize tebessümle baktığını tüm kalbimizle hissediyoruz. Bize bugünleri gösterdiği için Rabb’imize hamdüsenalar ediyoruz. Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin müjdesine layık olabilmek umuduyla bu kutlu beldenin fethi için mücadele eden Eyüp Sultan Hazretleri başta olmak üzere tüm ilim ve hikmet erlerini rahmetle yad ediyoruz. İstanbul’un Fatih’in ve Ayasofya’yı vakfederek medeniyetimize kazandıran Fatih Sultan Mehmet Han’ı minnet ve şükranla yad ediyoruz.

Yarım bin yıl boyunca bu ulu mabedin kubbelerini Kur-an, ezan, sala, dua sesleriyle çınlatan ecdadımızı hürmetle yad ediyoruz. Ayasofya’nın vakfiyesine aykırı şekilde müzeye dönüştürüldüğü günden beri bu ulu mabedin yeniden ibadete açılması için mücadele veren büyüklerimizin her birini saygıyla yad ediyoruz. Bu uğurda verilen mücadelelerin hem bizatihi şahidi olan hem bizatihi içinde yer alan bir kardeşiniz sıfatıyla yaşadığımız tarihi günlerin anlamını ve önemini her zerremizle hissediyoruz.”

“KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

Türkiye’deki 83 milyon vatandaşın her birinin, yurt dışındaki yüz milyonlarca kişinin de aynı duygular içinde olduğunu bildiklerini aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Tam 567 yıl önce cami sıfatıyla şereflenen bu mabedin sıradan bir müze yerine yapılış amacına uygun bir şekilde ibadethane olarak kullanılmasının her inançtan insanı mutlu ettiğine inanıyoruz. Bundan bir asır önce vatan toprakları işgal edildiğinde yüzbinlerce İstanbullu, Sultanahmet ve Ayasofya’nın önünde toplanarak 700 senelik tarihin ağlayan minareleri önünde ‘Yemin ediyoruz’ diye başlayan ahidlerini tüm dünyaya haykırmıştı. ‘Fatihlerin, Yavuzların ülkesi istiklalsiz kalamaz, birbirimize ellerimizi uzatalım, tek bir hedefe, yalnızca Türk istiklali ve hürriyeti gayesine doğru yürüyelim’ diyerek şahlanan bu milletin önünde kimsenin duramayacağı birkaç yıl içinde ortaya çıkmıştı. Milletimiz, varını yoğunu ortaya koyarak düşmanı topraklarımızdan attıktan sonra da yine bu mabedin kubbeleri şükür dualarıyla inlemişti. Bugün biz de 83 milyon hep birlikte Ayasofya ve Sultanahmet başta olmak üzere tüm camilerimizin minarelerinin önünde yemin ediyoruz ki milletimizin son ferdi de son nefesini vermeden bu mabetler ağlamayacak, mahzun kalmayacaktır.

“BUGÜN YENİDEN YEMİN EDİYORUZ Kİ…”

Bugün yeniden yemin ediyoruz ki, ezanımıza, bayrağımıza, vatanımıza kimsenin el uzatmasına izin vermeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığının, egemenliğinin maziden atiye kurulan büyük köprünün sembolü olan İstiklal Marşı’mızda ne diyor, ‘Ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli. Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli. Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.’ Şehadetleri dinin temeli olan ezanlarımızın yurdumuzun üzerinde ebediyen inlemesi için gerekirse kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz.”

“TEK VÜCUT OLARAK YEDİ DÜVELE KARŞI VATAN MÜDAAFASI YAPIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugün yeni bir diriliş mücadelesi verdiğine işaret ederek, “Hiç kimsenin bu ülkenin ve bu milletin istiklaline ve istikbaline el uzatmayı aklından dahi geçirememesi için büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ediyoruz. Dahili ve harici bedhahların gizli veya açık tüm saldırılarına rağmen tek yürek, tek bilek, tek vücut olarak yedi düvele karşı vatan müdafaası yapıyoruz. Milletimiz bu hakikati gördüğü, bu büyük ve kutlu mücadeleyi sahiplendiği için önümüz çıkan her engeli Rabb’imizin yardımıyla aşıyor, hedeflerimize doğru emin adımlarla yürüyoruz.” diye konuştu.

İstiklal mücadelesini yürütürken Türkiye’yi her alanda mamur etmeyi, geliştirmeyi ve ileriye taşımayı da ihmal etmediklerinin altını çizen Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma, enerjiden sanayi ve ticarete, sosyal desteklerden istihdama kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin tamamına denk hizmetlerle ülkeyi geliştirdiklerini ve kalkındırdıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Asırlık hayalleri birer birer hayata geçirirken, bu maddi alt yapıyı manevi iklimle de kuşatıyoruz. Ecdadın izinden giderek İstanbul’da Ayasofya’yı, Sultanahmet’i, Fatih’i, Süleymaniye’yi yalnız bırakmamak için Büyük Çamlıca’yı, Ataşehir Mimar Sinan’ı yanlarına yoldaş eyledik. Şimdi de Levent’i, Taksim’i inşa ediyoruz. Aynı şekilde Ankara’da Millet Camii’nden Melike Hatun Camii’ne, ülkemizin 81 vilayetinin tamamında inşa edilen benzer eserlere kadar yaptığımız her mabetle vatan topraklarına manevi izlerimizi bırakıyoruz.

“DİNİMİZ İSLAM ORADA DİMDİK AYAKTA DEMEKTİR”

Ülkemizin dört bir yanında açtığımız okullara, hastanelere, yollara, köprülere, barajlara ve diğer eserlere bu topraklara vurduğumuz mühürlerimiz olarak gördüğümüz camilerimizle adeta ruh inşa ediyoruz. Bu vatanı ne düşman saldırıları ne siyasi ve ekonomik krizler ne de kokuşmuş zihniyetlerini topluma dayatanlar çökertebilir. Milletimizin inancını besleyen kaynaklar diri kaldığı müddetçe bunların hepsinin de üstesinden Allah’ın izniyle geliriz.”

Milletin inancını besleyen kaynakların diri kaldığı müddetçe Allah’ın izniyle her şeyin üstesinden geleceklerini ifade eden Erdoğan, ”İnancımızı besleyen kaynaklarımızın fiziki sembolleri camilerimiz, günde beş vakit okunan ezanları ve kılınan namazları ile ayaktaysa yüce kitabımız Kur’an orada yaşıyor demektir. Camilerimiz 7’den 70’e milletimizin her bir ferdiyle ne kadar dolup taşıyorsa dinimiz İslam orada dimdik ayakta demektir. Camilerimiz dini ve sosyal etkileriyle hayatımızda ne kadar çok yer tutuyorsa geleceğimize o kadar güvenli bakabiliriz demektir. Camilerimiz bu ülkenin silüetinde ne kadar öne çıkıyorsa hedeflerimize o kadar yaklaşıyoruz demektir.” diye konuştu.

“BU MİLLETİN ADETA YENİDEN DOĞUŞUNA ŞAHİTLİK EDİYORUZ”

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılmasının önemine değinen Erdoğan, ”İşte bunun için Ayasofya’nın yeniden ibadete açılışı, secdelerle yeniden buluşması, camilerden bir caminin hizmete girmesi demek değildir. Bu adımla bir milletin adeta yeniden doğuşuna şahitlik ediyoruz.” diyerek, şöyle devam etti:

”Bir zamanlar topluca sabah namazları derdik ve gençlik olarak lise çağlarımızda hep birlikte sabah namazlarına giderdik. Şimdi yeniden aynı dönemin aynı sürecin başlamasının Ayasofya ile çok ama çok önemli olduğuna inanıyorum. Onun için Cumhurbaşkanınız olarak gençlik sizden bunu yine bekliyoruz. Bu adımla bir milletin istiklali ve istikbali için yeniden ahitleşmesine inşallah ülkemizin ve milletimizin şahitlik ediyoruz. Bu adımla asırlardır öz güveni örselenen bir ümmetin geleceğine yeniden umutla bakışına şahitlik ediyoruz. Bu adımla dünyadaki tüm mazlumların ve mağdurların gönüllerinde yeniden bir ümit ışığının yanışına şahitlik ediyoruz.

“24 SAAT AÇIK OLAN AYASOFYA’YI 500 KİŞİLİK GÜVENLİK EKİBİ GÖREV YAPACAK”

Erdoğan, konuşmasında Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması için 86 yıldır mücadele veren ve bu büyük güne katkı sağlayanlar ile Kültür ve Turizm Bakanı, İçişleri Bakanı, Diyanet İşleri Başkanı, İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü ile bu süreçte görev yapan tüm heyete teşekkür etti.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin 24 saat açık olacağını ve 500 kişilik bir güvenlik ekibinin de sürekli görev yapacağını belirten Erdoğan, Ayasofya ile bazı cuma camileri ve selatin camilerin güvence altına alınacağının bilgisini vererek aynı şeyin Ankara’daki camiler için de geçerli olacağına işaret etti.

Bu süreç içerisinde hat, tezhip ve bunun yanı sıra Ayasofya’nın iç ve dış mekanlarında yapılacak restore çalışmaları olacağını bildiren Erdoğan, ”Bu çalışmalar ile beraber Ayasofya’mızı gerçekten tüm insanlığa başta İslam dünyası olmak üzere Hristiyan dünyasına yeni haliyle inşallah takdim etmenin de heyecanı içerisindeyiz. İnşallah bunu da başaracağız.” dedi.

Kalbinde bu kutlu günün hasretiyle ebedi aleme göçen tüm büyükleri, ilim, siyaset ve dava adamlarını rahmetle yad ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Öyle büyüklerimiz vardı ki konferanslarında sadece Ayasofya konferansları yapar ve heyecanla şu ifadeleri kullanırlardı; ”Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak, bir gün Ayasofya açılacak derler ve hüngür hüngür onlar ağlar bizler ağlardık ve elhamdülillah açıldı.” şeklinde konuştu.

“MUHALEFETTE BÖYLE BİR GAYRET GÖRMÜYORUZ”

Yıllarca muhalefet saflarında mücadele etmiş bir siyasetçi olarak bu görevlerin ne olduğunu gayet iyi bildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefet demek yapılan her işe doğrusuna yanlışına bakmadan karşı çıkmak değildir. Demokrasilerde muhalefet demek daha iyisini yapabilecek fikri, zihni ve kalbi hazırlıklarla milletin gönlünü kazanmaya çalışmak demektir. Bu sebeple muhalefetin en az iktidar kadar çalışkan olması, üretken olması, mücadeleci olması, kucaklayıcı olması lazımdır. Maalesef ülkemizde böyle bir anlayışla böyle bir gayret de görmüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Muhalefet adına tek yapılanın, hükümetin çoğu zaman iftiraya varan yalanlarla kötülenmesi olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tenkit ile iftira arasındaki sınırı ortadan kaldıran bu süfli anlayışı şiddetle reddetti.

“MİLLET İTTİFAKI OLARAK BÜYÜK BİR GAYRET İÇİNDEYİZ”

Erdoğan, hayatlarının hiçbir döneminde mükemmel olduklarını, her şeyin en doğrusunu bildiklerini veya en idealini yaptıklarını iddia etmediklerine işaret ederek, şöyle konuştu:

“40 yıllık siyasi yaşamımda hamdolsun böyle bir şey yok. Hep çabaladık, hep gayret ettik, koştuk, koşturduk ama eser ortaya koyduk. Kusursuz olan sadece Yüce Yaradandır. İnsan, kendisine bahşedilen en büyük nimet olan aklı yanında, eksikleriyle, zaaflarıyla, hatalarıyla maruf bir varlıktır. Biz ülkemize ve milletimize her alanda en güzel hizmetleri vermeye çalışırken, aynı zamanda milletimizin bize işaret ettiği eksiklerimizi de tamamlamanın gayreti içindeyiz. Hizmetlerimizin yanında bu hasbi ve samimi duruşumuzla milletimizin gönlünde 18 yıldır zirvedeki yerimizi muhafaza ettik.”

Bugün de aynı samimiyetle milletin huzurunda olduklarını ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak büyük gayretle parlamentonun içinde ve dışında bu gayreti sürdürdüklerini dile getirdi.

Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın dayanışmasının daha da güçlü şekilde devam etmesini dileyerek, sürekli yeni projeler, yatırımlar, atılımlar, açılımlar peşinde koştuklarını, her yeni günü bir öncekinin ilerisine taşımaya çalıştıklarını kaydetti.

Millet görev tevdi ettiği, Allah ömür ve sağlık verdiği müddetçe tüm güçleriyle çalışmayı sürdüreceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hakk’ın takdirine ve milletin teveccühüne olan teslimiyetimiz bakidir.” şeklinde konuştu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı yazınız