Ekrem İmamoğlu: Atatürk’ün bir vasiyeti gereği Fatih Sultan Mehmet Han’ın heykelini dikeceğiz!

28

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Atatürk’ün bir vasiyeti gereği, “Fatih Sultan Mehmet Han’ın heykelini şehrimize yakışır bir noktada ve şekilde hayata geçireceğiz” dedi. Peki Türkiye’de heykelcilik furyası ne zaman başladı?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir numaralı Osmanlı düşmanı Sözcü’nün Youtube sitesinde sabah-akşam devlete ve millete hakaretler yağdıran Uğur Dündar ve Yılmaz Özdil’in sohbet ettiği programa katıldı. İmamoğlu burada yaptığı açıklamada Fatih Sultan Mehmet Han’ın heykelini yapacağını açıkladı. İBB Başkanı bu kısmını twitter adresinden paylaşarak şunları kaydetti:

“Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir vasiyetini yerine getirmek bizim için onurdur. Atamızın örnek bir tarihi lider olarak gördüğü Fatih Sultan Mehmet Han’ın heykelini şehrimize yakışır bir noktada ve şekilde hayata geçireceğiz.”

İmamoğlu, elinde bulunduğu bir kitapta Afet İnan’ın Atatürk’ün Fatih Sultan Mehmet’in heykelini yapmak ile ilgili sözlerini okurken hem kendisi hem de Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar’ın sırıtarak dinlediği ise gözlerden kaçmadı.

ATAÜRK: BETONARMA BİR ALAN YAPIN BU ALANA FATİH SULTAN MEHMED HEYKELİ DİKİN

Fatih Sultan Mehmed heykelleri konusunda Metin Erksan Atatürk’ün heykeli nereye diktirmek istediği konusunda yazısından bir bölümünde şöyle diyor:

‘Saraçhanebaşı’nda İstanbul Belediye Başkanlığı binasının karşısındaki Bizans’tan kalma su kemerlerinin bitişiğindeki boş alana, heykeltıraşı Hüseyin Gezer olan şimdi kimsenin varlığından bile haberdar olmadığı bir Fatih Sultan Mehmed heykeli yapıldı.

Bir de Bayrampaşa’da o güne kadar çöplük olarak kullanılan, kuş uçmaz kervan geçmez bir alana, heykeltıraşı Tankut Öktem olan şimdi kimsenin varlığından bile haberdar olmadığı bir Fatih Sultan Mehmed heykeli yapıldı.

Kızkulesi hakkında araştırma yaptırtan Atatürk şu düşünceyi ileri sürdü:

Kızkulesi’ndeki bina kalıntılarını deniz düzeyine kadar yıkın. Sonra bu düzlüğe betonarme bir alan yapın. Ve sonra bu alan üstüne Fatih Sultan Mehmed heykelini dikin.’

FATİH’İN DENİZDE YAPILMASI PLANLANAN HEYKELİ İLK TOPBAŞ AÇIKLADI

Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş, 01.04.2017 tarihinde İstanbul’a yapılacak dev heykeli ilk kez anlattı. Topbaş, “Haliç’te denizin içine Fatih Sultan Mehmet Han’ın at üzerinde heykelini koyacağız. Denizden şahlanmış heykeli buraya koyuyoruz. Buradan yürüyerek geçen turistler, Fatih’in heykelini görsünler, fotoğrafını çeksinler” dedi.

“DENİZİN İÇİNE HEYKEL KOYACAĞIZ”

Kadir Topbaş, Kasımpaşa İBB Sosyal Tesisleri önünde düzenlenen ‘Beyoğlu’na Yapılan Yatırım ve Hizmetlerin Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’ne katıldı.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan’ın da bulunduğu törende bir konuşma yapan Kadir Topbaş şunları söyledi:

“Haliç’te denizin içine Fatih Sultan Mehmet Han’ın at üzerinde heykelini koyacağız. Denizden şahlanmış heykeli buraya koyuyoruz. Buradan yürüyerek geçen turistler, Fatih’in heykelini görsünler, fotoğrafını çeksinler. Koç Müzesi’nin önüne geldiğinde de eski Galata Köprüsü’nü kaldırdık, ekolojik köprü yapıyoruz. Çayır çimen, güller içerisinde karşıya (Feshane) geçeceksiniz. Oradan da Feshane’nin önünden Haliç’teki iki adaya yürüyeceksiniz. O adaların arasından ‘Leonarda Köprüsü’yle karşıya geçeceksiniz” dedi.

HEYKEL MEDENİYETİNİN ÖNDERİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Cumhuriyet’in ilk heykeli, 3 Ekim 1926’da İstanbul Sarayburnu’na dikilen 3 metrelik Atatürk heykeliydi. 1927 tarihinde İstanbul’a ayak bile basmayan Atatürk’ün, heykeli için bu şehri seçmesi manidardı. Cumhuriyet henüz yerli heykeltıraş yetiştiremediği için ilk yapılan heykeller çoğunlukla Heinrich Krippel (Avusturyalı), Pietro Canonica (İtalyan) ve Anton Hanak (Çek) gibi Avrupalı sanatçılara yaptırıldı.

İKİNCİ ATATÜRK HEYKELİ KONYA’YA DİKİLDİ

Türkiye’de ikinci Atatürk heykeli ise 26 Ekim 1926’da Konya’ya dikildi. Cumhuriyet’in ilanından önce İslami değerlere sahip çıkan Konya’nın seçimi, Osmanlının başkenti İstanbul’un seçimi kadar bilinçliydi. Yine 1927’de Ankara’da Etnografya, Sıhhiye ve Ulus Zafer anıtları heykellerini, 1928’de İstanbul Taksim Cumhuriyet Anıtı heykeli dikileek devam etti.

12 YILDA 34 ATATÜRK HEYKELİ

Türkiye, 1926-1938 arasında 34 Atatürk heykeli dikildi ve bunlar içinde en dikkat çekeni, 1936’da dikilen Afyon Utku Anıt heykelidir. Yunan işgalinden kurtarılan Afyon’un Atatürk’e armağanı olarak tasarlanan anıtta Atatürk, mitolojik Yunan kahramanlarını andırır şekilde, çıplak vaziyette ve düşmanı ayaklarının altına almış biçimde resmediliyordu.

ATATÜRK’ÜN ÇAĞDAŞI OLAN LENİN VE MAO HEYKELLERİ BU ŞEKİLDE YAPILDI

Atatürk’ün çağdaşı olan Kızıl Rus lideri Lenin ve ondan sonra iktidara gelen Mao gibi liderlerin heykelleri bu şekilde tasarlanmamıştı. Atatürk’ü çıplak gösteren ikinci heykel, 1935’te Kayseri Bez Fabrikası’na kondu. Atatürk, sanayileşmeyi temsil edecek şekilde bir çarkı çevirmekteydi.

ATATÜRK HEYKELLERİNE SALDIRILAR SONRASI KANUN ÇIKARILDI

Atatürk’ün ölümünden sonra onu resmeden heykellerin yapımı azalırken, çok partili hayata geçilen 1946’dan itibaren Atatürk heykellerine saldırılar başladı. 1938’den 1950’ye kadar dört, 14 Mayıs 1950’den 1 Nisan 1951’e kadar dokuz Atatürk büstü ve heykeli tahrip edildi.
En son Kırşehir’deki heykel parçalanınca, CHP’lilerin sert eleştirilerinden çekinen DP’liler 1951’de ‘Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’u çıkardı. Öte yandan, 1947’de Malatya’da yapılan Atatürk ve Gençlik Anıtı’ndaki çıplak genç heykeli halkın öfkesini çekince, bir heykelin kasık bölgesine bir yaprak monte edilerek sorun çözüldü. Heykel halen bu şekilde duruyor.

27 MART 1960 DARBESİ SONRASI CUNTACILAR HER YERİ ATATÜRK HEYKELİ İLE DONATTI

27 Mayıs darbecileri 1960 sonrası başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere, Atatürk heykeli olmayan şehirleri heykelle donattı. 1946-1960 arasında 14 heykel dikilen Kayseri’de, 1960-1970 arasında 59 heykel yapıldı. Kayseri’nin CHP’li Belediye Başkanı Niyazi Bahçecioğlu, 1974’te aynı meydana şehrin ikinci Atatürk anıtını diktirdi. Ancak Atatürk’ün heykeli, halk tarafından ‘komünist’ bulundu ve ‘kuyruklu heykel’ diye nitelendi.

12 EYLÜL DARBECİLERİNİN İLK İŞİ HEYKEL YAPMAK OLDU

Bu nedenle devlet erkânı, Kayseri’de resmi törenleri 1935’te dikilen ilk Atatürk heykeli önünde yapmayı sürdürdü. 12 Eylül cuntacıları yönetime el koyduğunda, ilk iş olarak, Kayseri’ye üçüncü heykel yapıldı. Yıl 1995’e gelindiğinde ilk iki heykelin kaldırılıp şehirdeki başka alanlara taşınana dek, üç ayrı Atatürk heykeli aynı meydanda yan yana durmaya devam etti.

12 EYLÜL SONRASI ATATÜRK HEYKELCİLİLİĞİ ÇILGINLIĞI BAŞLADI

Atatürk’ün 100. doğum yılı olan ve 12 Eylül darbe yönetiminin yönettiği Türkiye’de 1981’de ‘Atatürk Yılı’ ilan eden 12 Eylül darbecilerinin kararıyla heykel çılgınlığı başlatmıştı. Artık tıpkıbasım ve fabrikasyon nitelikteki heykeller şehirlerin, ilçelerin ve hatta köylerin meydanlarını donatmaktaydı. Öyle ki Tunceli’ye, dağıtılmak üzere kamyonlarla heykel götürüldü.

BİR DARBECİ HEYKEL KALDIRDI DİĞER DARBECİ KOYDURDU

Yine 12 Eylül darbecilerinin 1982’de Samsun’da dikilen ‘İlk Adım Anıtı’nda Atatürk’ün çevresinde duran kız ve erkek figürleri, şehri ziyaret eden Orgeneral Kenan Evren tarafından muzır bulunarak depoya kaldırıldı. Bu heykeller, 28 Şubat darbesinin önde gelen ismi, dönemin Samsun Garnizon Komutanı Doğu Silahçıoğlu tarafından depodan çıkarılıp yerine kondu. Fakat başına nöbetçi bırakılarak…

BELEDİYEYE HABER VERMEDEN İLÇE MERKEZİNE HEYKEL DİKTİ

Samsun’dan önce İstanbul 2. Zırhlı Tugay Komutanı olarak görev yapan Silahçıoğlu, 1996’da Sultanbeyli’de belediyeye haber vermeden, askeri üniformalı Atatürk heykelini ilçede bulvara diktirmişti. Bu heykelin üzerinde “Devrimlerinin bekçisiyiz. Cumhuriyet’i sen kurdun, bizler yaşatacağız” sözleri yazmaktaydı.

Silahçıoğlu, heykeli, Refah Parti’li belediyenin yıktırmaması için de heykel başına askerleri nöbetçi bıraktı. Ancak 2006’da kaldırılan heykelin yerine sivil Atatürk heykeli kondu ve heykelin üzerine “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” yazıldı.

28 ŞUBAT’TA DA İLK HAMLE ATATÜRK HEYKELCİLİĞİ

28 Şubat post modern darbede en trajik heykel kavgası, 28 Şubat’ın tank yürüttüğü Ankara Sincan’da yaşandı. İlçedeki olumsuz algının silinmesi için Atatürkçü Düşünce Derneği, (ADD) Sultanbeyli kaymakamlık ve işadamları Lale Meydanı’na dikilmek üzere gülen Atatürk heykeli sipariş etti. 28 Şubat havasının dağılması sonrası kaymakam, “Bunun önünde tören mi yapılır!” diyerek, heykeli dikmeyi reddetti. Gülen Atatürk heykeli, halen mimarının atölyesinde bekliyor.

KİMSE ATATÜRK HEYKELİNİ ALMAK İSTEMEDİ!

Eskiyen ve yıpranan Atatürk heykellerinin kaldırılması sorunu, yakın bir zamana kadar heykeli şehirden ilçeye, kasabadan köye armağan etmek yöntemiyle çözümlenmekteydi. Ancak 2005 yılında Afyon’un Emirdağ ilçesinde yaşandı. 12 Eylül darbecilerinin Afyon Garnizon Komutanlığı’nın Emirdağ Kaymakamlığı’na armağan ettiği estetik dışı heykel, itfaiyenin deposuna kaldırıldı.

HEYKEL BAŞI KIBLEYE VERİLEREK GÖMÜLDÜ!

İlçede, heykelin çok değerli olduğu ve satıldığı yönünde dedikodu çıktı. Belediye de bir sabotaj olmaması için heykeli ilçelere ve okullara vermeyi teklif etti. Kullanılmayacak haldeki heykeli kimse almak istemedi. Bunun üzerine heykel, bir zarar görmemesi için, kaymakamlık ve müftülüğün de imza attığı bir tutanakla, başı kıbleye gelecek şekilde gömüldü.

‘TÜKÜRÜRÜM BÖYLE HEYKELİN İÇİNE!’

Heykel tartışmaları Atatürk heykelleriyle de sınırlı değil. 1974’te CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet İsvan tarafından İstanbul’a dikilen ‘Güzel İstanbul Heykeli’, dönemin CHP-MSP iktidarında ‘müstehcen’ bulunarak kaldırıldı.

Yine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, 1994’te Ankara’daki ‘Periler Ülkesinde’ adlı heykeli, “Tükürürüm böyle heykelin içine” diyerek yerinden söktürdü.

Muhafazakâr iktidarlar, insanları resmeden büst ve heykellerin yerine, yöreyi temsil ettiği gerekçesiyle cansız varlıkların heykellerini dikti. Bu; Konya’da şekerpancarı, Nevşehir’de üzüm, İnegöl’de köfte, Rize’de bardağa çay boşaltan çaydanlık heykelleri oldu. Reşat Kasap’ın yönettiği Rize Belediyesi binası önüne konan çaydanlık heykeli yetersiz bulunmuş olmalı ki, 15 Temmuz’dan önce Cumhuriyet Meydanı’na çay bardağı heykeli yapmaya karar verildi.

Bu tartışma sürerken, 15 Temmuz’da darbe teşebbüsü oldu. Darbe püskürtüldükten sonra Rize Belediyesi meydanın adını, ‘15 Temmuz Şehitleri ve Cumhuriyet Meydanı’ diye değiştirdi. Çay bardağı fikri de bu vesileyle terk edildi; 15 Temmuz’u simgeleyen bir heykelde karar kılındı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı yazınız