İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Şeyh Edebali nasihati ile Gezi çapulcularını andı!

32

29 Mayıs’da Şeyh Edabalinin nasihatları ile devleti yöneten ve İstanbul’u fethederek bir çağı kapatıp yeni bir çağı açan Fatih Sultan Mehmet Han’ın türbesini tekmeleyen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Gezi eşkiyalarını andı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bir taraftan HDP ve onun başı olan Selahattin Demirtaş’ı desteklerken bir tarafyan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “HDP PKK’nın uzantısıdır” tespiti ile HDP destekli PKK’nın katlettiği asker, polis şehitleri için terörü kınadığını iddia ediyor.

En son 29 Mayıs’da İstanbul’un Fethinin 567. Yılında kabri başında Kuran okunarak anılan Fatih Sultan Mehmet Han’ın türbesine eli kıçında gelerek ardından Fatih’in türbesine tekme atan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bugün de devletin otobüslerini, polis arabalarını yaklıp yıkan ve iş yerlerini talan eden Gezi çapulcu hainlerini Şeyh Edabali’nin nasihati ile kutladı.

EKREM İMAMOĞLU AT İZİ İLE İTİ İZİNİ KARIŞTIRDI: GEZİ AYAKLANMASINI VE GEZİ ÇAPULCULARINI ŞEYH EDEBALİ’NİN SÖZLERİ İLE ANDI

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Büyük Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’ye ‘Ey Oğul’ ile başlayan ve “İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın” dediği nasihatı ile Gezi ayaklanmasını ve Gezi çapulcularını andı. CHP’li Ekrem İmamoğlu, bu toprakları bize at izini takip ederek vatan eden ve İstanbul’un fethi ile bir çağı kapatan ve yeni bir çağ açan ecdadımıza bugünlerde ‘Zulüm 1453’de başladı’ diyen it izi ile karıştırdı.

CHP’li Ekrem İmamoğlu, sözde Şeyh Edebali ile Gezi çapulcularını karşılaştırarak şunları söyledi: “Şeyh Edebali’nin “Ey Oğul” seslenişi yöneticiler için anlamlı bir kılavuzdur. Kılavuzun şaştığı zamanlar oldu. Şehrin yeşiline ve demokrasisine saygı göstermeyenlere karşı milyonların derin bir nefes alışı oldu Gezi. Kaybettiğimiz canları rahmetle anıyorum. #Gezi7yaşında”

İMAMOĞLU’NUN ‘YEŞİLLİK VE DEMOKRASİ’ ADINA ANDIĞI GEZİ AYAKLANMASI NEDİR?

Gezi olayları süresince Türkiye’nin mega projelerinin yapılmamasını talep eden provokatörler ekonomide 100’lerce milyar dolarlık kayba neden oldu. Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri 3 ay etkisini sürdüren o dönemde 164 milyar lira geriledi. Dolar yükselirsen, tahvil faizleri ise yaklaşık iki katına çıktı.

Türkiye’nin yakın dönem tarihi açısından kritik süreçlerden biri olarak gösterilen Gezi olaylarının ardından yaklaşık 7 yıl geçmesine rağmen, yol açtığı 100’lerce milyar dolarlık kayıpla ekonomi ve siyaset gündeminde tazeliğini koruyor.

Yaşanan her olayın ardından gerek yerli gerek yabancı yatırımcı algısındaki bozulma, ekonomik göstergeler ve finansal piyasalara ciddi hasar verdi. 28 Mayıs 2013’te İstanbul Gezi Parkı’nda başlayan ve yaklaşık 15 gün boyunca geniş çaplı bir kaos ortamı oluşturan eylemler kapsamındaki davada yargılanan 9 sanığın dün beraatine karar verilmesi, olayın yeniden hatırlanmasına ve ekonomik boyutunun gündeme gelmesine neden oldu.

Uzmanlar, o süreçte Gezi olaylarının makroekonomik göstergeler açısından telafisinin yıllar alabileceği konusunda uyarmıştı. Bu dönemden sonra ekonomi yönetiminin aldığı tedbirler ve uygulamaya konulan reformlarla ekonomik hasarın giderilmesi hedeflenmişti.

1 AYDA 8 MİLYAR DOLARLIK YABANCI YATIRIM ÇIKIŞI

Gezi olaylarıyla 2013’ün haziran ayında piyasalar uzun süren negatif bir döneme girmiş, TL varlıklar satış baskısı altında kalmıştı. Sadece Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri bile Gezi olayları ile başlayan ve 3 ay etkisini sürdüren dönemde 164 milyar lira gerilemişti.

Gezi olayları ile oluşan kargaşanın piyasalarda ölçülebilen hasarın yanı sıra kırılıp dökülen, yakılan araç ve mal ile gerek yatırımcı gerekse tüketiciler üzerinde yarattığı psikolojik etki, parasal değeri ölçülmesi neredeyse imkansız olan bir faturaya neden olmuştu.

Yurt dışında ABD Merkez Bankası’nın (Fed) parasal genişleme politikasının yerine sıkılaşmaya geçeceği bir sürece, yurt içinde böyle bir kaotik ortamla yakalanan Türkiye’de, TL varlıklar benzer ülke varlıklarına göre ekstra satış baskısı altında kalmıştı. Merkez Bankası verilerine göre, Gezi olayları sonrasındaki 1 aylık dönemde yabancı yatırımcılar 8 milyar dolarlık çıkış yapmıştı.

GEZİ ETKİSİ İLE BORSA DÜŞTÜ, DOLAR VE FAİZ FIRLADI

Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi, mayıs 2013’te gördüğü en yüksek seviye rekorunu 93.398,33 puana taşımış, Gezi olayları sonrasında ise hızlı bir düşüş trendine girmişti.

Endeksin mayıs ayının sonunda başladığı düşüşü aralıklı olarak 3 ay devam ederken, bu dönemde hisselerin fiyatı ortalama yüzde 30 değer kaybetti. Kayıplar dolar bazında ise yüzde 40’a yaklaşırken, Gezi olayları ile başlayan ve 3 ay süren dönemde halka açık şirketlerin toplam piyasa değeri 163 milyar lira gerileyerek 480 milyar liraya indi.

Gezi olayları öncesinde 1,70-1,80 bandında hareket eden dolar/TL, 2,39’a kadar devam eden bir ralli sürecine girerken, söz konusu yükseliş sonucu TCMB, Ocak 2014’te 550 baz puanlık faiz artırımına gitti.

Öte yandan Mayıs 2013’te yüzde 4,61 ile tarihi düşük seviyelerine gerileyen tahvil faizleri ise olayların neden olduğu kurdaki yükseliş, enflasyon beklentilerindeki bozulma ve yabancı yatırımcıların satışları ile 3 ayda yüzde 9,25 ile yaklaşık iki katına yükseldi.

ENFLASYON VE İŞSİZLİK YÜKSELDİ

Gezi olayları öncesinde yüzde 6,13’e kadar gerileyen yıllık enflasyon, sonraki 3 ayda yüzde 8,88’e kadar yükselirken, işsizlik oranı da artış trendine giren önemli göstergelerden biri oldu.

Olaylar öncesinde yüzde 9 seviyelerinde yatay bir seyir izleyen mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir yılda yüzde 10 sınırına, ardından yüzde 10,6’ya kadar çıktı.

CHP’Lİ EKREM İMAMOĞLU GEZİ AYAKLANMASINA DESTEK OLDU

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 2013 yılında yaşanan çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği, ülkenin yakıp yıkıldığı Gezi kalkışması esnasında Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde halkı sokağa çağırarak, CHP’lileri Beylikdüzü’nden Taksim’e götürdüğü ortaya çıktı.

İMAMOĞLU GEZİ AYAKLANMASINA KENDİSİ DE KATILDI

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu ve 22 gün süren, 8’si sivil, 2’si polis 10 kişinin öldüğü Gezi kalkışmasında, vatandaşları sokağa çağırdığı ve kendisinin de kalkışmaya katıldığı öğrenildi.

TWİTTER’DAN SÜREKLİ GEZİ OLAYLARINI DESTEKLEDİ

Ekrem İmamoğlu; 27 Mayıs 2013’te başlayan, 22 gün boyunca 79 ile yayılan Gezi Parkı kalkışması sırasında, sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki şahsi hesabından; “Binlerce insan E-5 karayolunu trafiğe kapattı, Beylikdüzü ayakta. Her yer Taksim, her yer direniş. Beşiktaş’a geldik, Taksim’e yürüyoruz. Beylikdüzü gençleriyle, yaşlısıyla hep birlikte ayakta” ifadelerini kullanmış.

CHP’li İmamoğlu bunların ortaya çıkması üzerine bir çok Gezi ihaneti desteği twetlerini sildi. Ancak İmamoğlu’nun twiet görselleri arşive girdi.

Ekrem İmamoğlu’nun, Gezi kalkışmasının zirvede olduğu dönemde yaptığı paylaşımlar şöyle:

1 Haziran 2013- “Faşizme karşı Beylikdüzü omuz omuza”

1 Haziran 2013- “Onbinler Beylikdüzü’nde ayakta, yaşasın tam bağımsız Türkiye”

1 Haziran 2013- “Binlerce insan E-5 karayolunu trafiğe kapattı, Beylikdüzü ayakta”

1 Haziran 2013- “Yola çıktık, diren Taksim! Hep birlikte oradayız”

1 Haziran 2013- “Halk uyanışta… Bu direnişi görmeyenin ömrü kısalır. En kısa zamanda hepsini yollayacağız”

1 Haziran 2013- “Taksim için yoldayız, Türkiye ayakta. Beylikdüzü de direniyor”

1 Haziran 2013- “Müthiş bir kalabalık var, birazdan Beşiktaş’tan Taksim’e ilerleyeceğiz. Faşizme karşı hep birlikte omuz omuza”

1 Haziran 2013- “Her yer Taksim, her yer direniş. Beşiktaş’a geldik, Taksim’e yürüyoruz”

1 Haziran 2013- “An itibarıyla Beşiktaş… Halk sokakta, inanılmaz bir kalabalık var. Türkiye ayağa kalktı! Birazdan Taksim’deyiz”

1 Haziran 2013- “Beylikdüzü halkı neredeyiz? Taksim’den sizlere katılmak istiyoruz”

2 Haziran 2013- “Beylikdüzü ayakta!”

2 Haziran 2013- “İşte coşkulu Beylikdüzü halkı”

2 Haziran 2013- “Beylikdüzü gençleriyle, yaşlısıyla hep birlikte ayakta”

2 Haziran 2013- “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Beylikdüzü’nde kalabalık her geçen dakika artıyor”

2 Haziran 2013- “Beylikdüzü’nde inanılmaz bir coşku var”

2 Haziran 2013- “Bu millet büyük millet, çok sabırlı millet, sabrı taştı, faşizme cevabı tek yürek sokaklarda atıyor”

11 Haziran 2013- “Taksim’e giremiyoruz. Diren Gezi Seninleyiz.”

589 ARAÇ YAKILDI

Gezi ayaklanmasında, özel ve kamuya ait 589 araç yakıldı, aralarında işyeri, parti ve kamu binalarının da yer aldığı 409 bina tahrip edildi. Sokaklar ve caddelerde yollar kapatıldı. 8’i sivil, 2’si polis 10 kişi öldü. 30 Mayıs 2013’te Başbakanlık Çalışma Ofisi’ne çıkan bütün yollar terör gruplarınca kesildi ve ofis yağmalanmak istendi.
Gezi Çapulcuları, Dolmabahçe’ye geldi ancak FETÖ’cü polis amirleri yeterli tedbir almadı. Eylemciler, ofise 50 metre kala denizden botlarla getirilen 200 Çevik Kuvvet polisince engellendi. FETÖ’nün hâkimiyetindeki İstanbul Emniyeti, delil niteliğindeki kamera ve fotoğrafları savcılığa teslim etmedi, MOBESE kayıtlarını yok etti.

FETÖ’nün polis, hâkim ve savcıları şiddeti körükledi. Terör örgütleri sokağa indi, DHKP-C sokaklarda barikat kurdu. Terörist başı Fetullah Gülen, kalkışmaya katılanlara ‘çapulcu’ denilmesine karşı çıktı ve bunları ‘kahraman’ ilan etti. Gezi Parkı’nda 22 gün devam eden işgal eylemi polisin müdahalesiyle 15 Haziran 2013’te son buldu.

PEKİ, ŞEYH EDEBALİ KİMDİR?

Şeyh Edebali kimdir? Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e “Ey Oğul” nasihati!

Osman Gazi, dünyanın en uzun süreli yaşayan devletlerinden birisi olan Osmanlı Devleti’nin kurucusudur. İşte Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e “Ey Oğul” nasihati ve Şeyh Edebali’nin hayatı…

ATV ekranlarında yayınlanan Kuruluş Osman dizisinde Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey’in hayatı ve Osmanlı Devleti’nin kuruluşu anlatılıyor. Dizide Şeyh Edebali geçen haftadan itibaren çok konuşulan tarihi karakterler arasında yer aldı.

Peki Şeyh Edebali kimdir? Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e “Ey Oğul” nasihatinde neler var? İşte Şeyh Edabali hakkında bilgiler…

ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN BEY’E NASİHATI!

“EY OĞUL!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana… Güceniklik bize; gönül almak sana… Suçlamak bize; katlanmak sana… Âcizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana… Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adâlet sana… Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana…”

“Ey Oğul!

Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana… Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana…”

“Ey Oğul!

Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı… Allâh Teâlâ yardımcın olsun. Beyliğini mübârek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalb versin.”

“Oğul!

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelâmlısın… Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen, sabah rüzgârlarında savrulur gidersin… Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlûb eder. Bunun için dâimâ sabırlı, sebâtkâr ve irâdene sahip olasın!..”

“Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir.”

“Milletin, kendi irfânı içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfândır.”

“Oğul!

İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezânında ölürler.”

“Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazîlet ve adâletinle gün ışığına çıkacaktır.”

“Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir.”

“Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.”

“Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! (Gizlenmesi daha faydalı, hattâ elzem olan hususları) gördün, söyleme; bildin, deme! Sevildiğin yere (bıktıracak kadar) sık gidip gelme; muhabbet ve itibârın zedelenir…”

“Şu üç kişiye; yâni câhiller arasındaki âlime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibârını kaybedene acı!..”

“Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.”

“Haklı olduğun mücâdeleden korkma! Bilesin ki, atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervâsız, kahraman, gözüpek) derler.”

“En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir.”

“İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkamaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca lâflamaya başlar, lâf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflâh etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir…”

“Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur.”

“Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı… Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli.”

“Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..”

“Sevgi dâvânın esâsı olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!..”

“Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın…”

ŞEYH EDEBALİ’NİN KISA HAYATI

Şeyh Edebali, 1206 yılında doğmuş bir İslam Alimi, din bilgini, Ahi şeyhidir. Osmanlı Devleti kurucusu Osman Gazi’nin kayınbabası ve hocasıdır. Osmanlı Devleti’nin kuruluş zamanlarını yaşamış olan Şeyh Edebali, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu ve fikir babası olarak kabul edilir.

Tefsir, hadis ve İslam hukuku alanında uzmanlaşan Şeyh Edebali, Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi dönemin büyükleri ile aynı zamanda yaşamış ve onlarla pek çok kez sohbet etme şansı bulmuştur. Bilecik’te bir dergah yaptırmış olan Şeyh Edebali, öğrenci yetiştirmekle ve halkı aydınlatmakla uğraşmıştır.

ŞEYH EDABALİ’NİN KABRİ NEREDE?

Bilecik’te defnedilen Şeyh Edabali’nin türbesinde, şeyhin neslinden altı büyük ve dört küçük sanduka vardır. Sanduka odasının haricinde iki oda daha bulunmaktadır. Türbe ve dergâh, Sultan II. Abdülhamid döneminde ve son olarak da 2012 yılında tadilat görmüştür.

Türbenin hemen yanında aynı tarihlerde inşa edildiği tahmin edilen, Osman Gazi’nin eşi Bala Hatun ve annesinin sandukalarının bulunduğu bir türbe daha bulunmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı yazınız