İstanbul’un ilk fetih filmi olan ‘Bizans’ın Izdırabı’ 1913’te çekildi!

8

İstanbul’un fethini anlatan ilk film 1913’te çekildi. Fransız bir film şirketinin çektiği İstanbul2un fetih filminin ismi ise ‘Bizans’ın Izdırabı’ oldu.

Kostümlerin ve dekorun oldukça başarılı olan İstanbul’un ilk feti,h filminde Fatih’in havan topları da benzerine çok yakı olduğu gözlemlendi.

‘Bizans’ın Izdırabı’ İstanbul fethi filminde olaya Bizans tarafından bakıldığı için Türklerin yağmacı, barbar, kadın düşükünü olduğu olarak gösterilmektedir.

30 dakikalık ve sessiz olan filmde sadece müzik kullanılırken ‘Bizans’ın Izdırabı’ aslında geçen yüzyıllara rağmen ülkemizde bile ‘Zulüm 1453’te başladı’ diyenleri gördükçe ızdırap ve acının devam ettiği anlaşılıyor.

Guamont Pate arşivinde bulunan film halen günümüzde de Batının İstanbul acısının devam ettiğini gün yüzüne çıkartıyor

İSTANBUL’UN FETHİ

İstanbul’un Fethi kim tarafından ve ne zaman gerçekleştirilmiştir? İstanbul’un Fethi nedenleri ve sonuçları nelerdir?

İstanbul’un Fethi 29 Mayıs 1453 tarihinde dönemin Osmanlı padişahı 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet (Sultan 2. Mehmet) ve komutasındaki Yeniçeri Ordusu tarafından gerçekleştirilmiştir. 6 Nisan 1453 tarihinde Osmanlı Ordusu tarafından kuşatılan İstanbul, 53 günlük kuşatmanın ardından fethedilmiştir. Fatih Sultan Mehmet ve komutasındaki askerler, Bizans İmparatorluğu lideri XI. Konstantinos ve ordusuna karşı mücadele etmiştir. İstanbul’un Fethi’nin ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun yeni başkenti İstanbul olmuştur.

BİR ÇAĞ KAPANDI YENİ RBİR ÇAĞ AÇILDI

İstanbul’un Fethi ile beraber 1500 yıllık Roma İmparatorluğu’nun devamı olan Bizans İmparatorluğu parçalanmış ve kentte Hristiyan dünyasına göç başlamıştır. İstanbul’un Fethi ayrıca Orta Çağ’ın sona erdiği ve Yeni Çağ’ın başladığı gündür. İstanbul’un Fethi askeri tarih açısından da son derece büyük önem taşır. Antik çağlardan o döneme kadar surlar ve kent duvarları, şehirleri işgale karşı koruyan en büyük savunma araçlarıydı. Fakat savaş sırasında karabarut kullanan Osmanlı Ordusu, surları yıkmayı başardı.

İSTANBUL’UN FETHİNE GİDEN YOL

1451 yılında tahta oturan Fatih Sultan Mehmet, o dönem 19 yaşındaydı. Avrupa’da birçok kişi genç padişahın başarılı olamayacağını ve Balkanlar ve Ege’deki Hristiyan güçlere karşı yenileceğini öngörüyordu. Fatih Sultan Mehmet’in Avrupa’ya karşı olan sakin tavrı da bu düşünceyi destekliyordu fakat düşünceler ve davranışların birbirinden farklı olabileceği hesaba katılmamıştı. 1452 yılında İstanbul Boğazı’nın Avrupa kısmına Rumeli Hisari inşa edildi. Rumeli Hisarı, Bizans İmparatorluğu sınırlarına yalnızca birkaç km üzaklıktaydı. Rumeli Hisarı’nın (Boğazkesen) inşasıyla beraber Anadolu tarafındaki Anadolu Hisarı ile boğazda geçiş kontrolleri sağlanmış oldu ve Karadeniz’e giden Cenova birlikleri engellendi.

Ekim 1452’de Fatih Sultan Mehmet, Turahan Bey’den Mora Yarımadası’nda büyük bir garnizon kuvveti oluşturması emrini verdi ve böylece Güney Yunanistan’daki iki despot Dimitrios Paleologos ve Thomas Paleologos’un İstanbul’un Fethi sırasında XI. Konstantinos’a yardım etmesi engellenecekti. Fatih Sultan Mehmet’in niyetini anlayan XI. Konstantinos, Batı Avrupa’dan yardım istedi fakat bu defa da Doğu ve Batı Kiliseleri arasında yüzyıllardır süren savaş sorunuyla karşılaştı.

VENEDİK’TEN BİR HEYET ŞUBAT 1453’TE FATİH İLE GÖRÜŞTÜ

Fatih Sultan Mehmet meselesini görüşmek için Şubat 1453’te Venedik’ten bir heyet Konstantinopolis kentine geldi. Fakat 6 Nisan’da başlayan fetih mücadelesi her şey için artık çok geç olduğunun habercisiydi. Bizans İmparatoru XI. Konstantinos, Sultan 2. Mehmet’i sakinleştirmek için hediyelerle birlikte elçilerini gönderdi fakat bu ziyaretler elçilerin infazıyla sonuçlandı.-

Haliç bölgesinde olası bir askeri atak durumuna karşı Bizans İmparatoru XI. Konstantinos, Haliç’e dövme demirden uzun bir zincir gerdi. Böylece Osmanlı Ordusu’nun Haliç’e girmesi önlenecekti. Benzer bir savunma yöntemi 1204 yılında gerçekleşen Dördüncü Haçlı Seferi’nde yapılmıştı.

Konstantinopolis’i koruyan ordu 2000’i yabancılardan oluşan 7000 kişilik bir orduydu ve son derece zayıftı. O dönem Konstantinopolis kenti surları içerisinde yaklaşık 50 bin kadar kişi yaşıyordu. Osmanlı Ordusu ise 50 bin ila 80 bin kişilik bir orduydu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı yazınız