Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer: Salgında alarm zili çalıyor

22

Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer, normalleşme döneminde kurallara yeterince dikkat edilmemesi nedeniyle vaka sayılarının tekrar 1500’lere çıktığını belirtirken ‘Alarm zili’ çalıyor’ dedi.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer, “Bizim için bir alarm diye düşünün 1500’lü rakamları, yani kurallardan uzaklaşıyorsunuz anlamına gelen bir rakam” dedi.

Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi ve Gazi Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hasan Tezer, 1 Haziran’dan itibaren başlayan normalleşme döneminde koronavirüs günlük vaka sayılarında yaşanan artışa dikat çekerek önemli uayarılarda bulundu.

Normalleşmenin beraberinde diğer ülkelerde de vaka sayılarında dalgalanmaları getirdiğine dikkat çeken Tezer, bu dönemde maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymanın çok önemli olduğunu söyledi.

YENİ VAKALAR YENİ KISITLAMALAR GETİREBİLİR

Normalleşme kavramının Türkiye’de yanlış anlaşıldığını düşündüğünü belirten Tezer, “Normalleşme süreci işlerin bittiği, artık koronavirüsün ülkemizde olmadığı anlamına gelmiyor. Sadece vaka sayılarının azaldığını, daha kontrol edilebilir bir düzeye geldiğini ve artık kontrollü bir normal hayata geçiş anlamına geldiğini söylemektedir. Tüm dünyada salgın devam ediyor” dedi.

“15 DAKİKANIN ÜZERİNDE SOHBETLERDE KALABALIK YERLERDE SALGIN KAÇINILMAZ”

Virüsün ultraviyole ışınlarından, nemden ve sıcaktan etkilendiğini, bulaşıcı özelliğini nispeten kaybettiğinin bilindiğini hatırlatan Tezer, “Ama temas arttıkça, maske takmadıkça, 1.5 metreden daha fazla yaklaştıkça, uzun süre sohbet ettikçe, özellikle 15 dakikanın üzerindeki sohbetlerde kalabalık yerlerde bulaş da kaçınılmaz” diye konuştu.

‘Vaka sayılarında 5 gün üst üste artış görürseniz, bu işlerin bir yerde ters gittiği anlamına gelir’
Tezer, “İsterse kış virüsü olsun, isterse başka virüs olsun bulaşma devam edecektir. İnsanlarımızın biraz dikkat etmemesi sebebiyle vaka artışları meydana geldi. 900’lü rakamlardayken 1500’lü rakamlara geldik, tabii ki bizim için bu uyarıcı niteliğinde, yani çok ciddi bir artış olarak belki yorumlanmayabilir.

“BU ALARM, ZİL ÇALIYOR, DİKKAT EDİN”

Ama bizim için ciddi bir uyarı bu, önlemlere dikkat etmezseniz vaka sayıları daha da artabilir. Vaka sayılarında 5 gün üst üste artış görürseniz aslında bu işlerin bir yerde ters gittiği anlamına gelir. Bizim için bir alarm diye düşünün, 1500’lü rakamlar, kurallardan uzaklaşıyorsunuz anlamına gelen bir rakam. Bu, ‘alarm, zil çalıyor, dikkat edin, bakın daha fazla kurallara uymazsanız rakamlar artabilir’ demek” ifadelerini kullandı.

EN ÇOK YAPILAN YANLIŞ: BANA BİR ŞEY OLMAZ

Prof. Dr. Tezer, vaka sayılarındaki artış nedenlerine ilişkin şunları söyledi:

“En sık yapılan yanlış fazlaca özgüven. İnsanlarımızda olan ‘Bana nasılsa bir şey olmaz’ yanlış bir algı. Sanki artık salgın bitti. Sonuç itibarıyla ekranlarda tüm dünyada bir normalleşme süreci görüyoruz, plajların yoğunluğunu görüyoruz, insanlar sokaklarda. Toplumda da bu yanlış bir algıya sebep oluyor, tamam ülkemizde azaldı, dünyada da azaldı, ‘daha rahatız’ gibi bir algı oluşuyor. Diğeri maskelerin yanlış kullanımı. İnsanlar psikolojik olarak maskeyi takıyorlar, alınlarına, çenelerine, burun açık ve onu bir aksesuar gibi kullanıyorlar. Sosyal mesafe, kalabalık içerisinde maske takmamak, yani maskeyi doğru taksak da kalabalıkta takmamak. Kalabalık içerisine artık büyük bir özgüvenle girmek, kalabalıkta bulunmak. Bunlar maalesef rakamlarımızın artmasına sebep oldu.”

PROF. ERGÜDER: VAKA SAYILARINI EN AZ 6-7 İLE ÇARPMAK LAZIM

Öte yandan DSÖ Türkiye Program Yöneticisi Prof. Dr. Toger Ergüder, “Türkiye’de ne yazık ki son 4 gündür vakalar artıyor ama dünyada tespit edebildiğimiz vakalar sadece buz dağının görebildiğimiz kısmı. Virüsü taşıyanların yüzde 80’i hiçbir belirti göstermiyor. Yani yüzde 80’inin asemtomik olması sebebiyle vaka sayılarını en az 6-7 ile çarpmak lazım” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ) Türkiye Program Yöneticisi Prof. Dr. Ergüder, tüm dünyada koronavirüs kaynaklı yeni vaka sayısı ve ölümlerin arttığını söyledi.

Ergüder, “Bugün itibarıyla vaka sayısı 8 milyonu aştı, ölüm sayıları da 450 bini geçti. Salgının merkezi daha çok Amerika kıtası oldu. Tüm görülen yeni vakaların ve ölümlerin yaklaşık yarısı burada görüldü. Dünyada da salgın yavaş yavaş başka ülkelerde de yeniden görülmeye başladı ve en son Çin’de de ilk defa uzun bir zaman sonra 100’e yakın vaka görüldü. Bu nedenle dünya bir yandan mevcut salgınla mücadele ederken bir yandan da yeni vakaların başka kıtalarda görülmemesi için gerekli önlemleri almaya çalışıyor” dedi.

“ELİMİZDE NE BİR İLAÇ NE DE BİR AŞI VAR”

Prof. Dr. Ergüder, DSÖ’nün salgının ne zaman biteceğine dair bir öngörüsünün olmadığını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Bu konuyla ilgili birkaç tane senaryo var. Ya bu salgınla ilgili bir aşı bulunacak ve yaklaşık dünyadaki 7 milyar insan aşılanacak ya da bir ilaç bulunacak veya virüs bir mutasyona uğrayarak ve insanlarda hastalık yapmayacak hale gelecek. Üçüncü bir seçenek ki bu kötü bir seçenek; toplumun yüzde 60’ı bağışıklık kazanacak ve virüs bulaşacak insan bulamayınca da ortadan kalkacak. Ama elimizde ne bir aşı var, ne bir ilaç. Yapılan tüm çalışmalarda da bağışıklık düzeyi halen çok daha düşük oranda. O nedenle şu an maske takmak, 1.5 metrelik sosyal mesafeye uymak ve el yıkamaktan başka hastalıkla mücadele etmek konusunda bilinen bir yöntem ne yazık ki yok.”

“VAKA SAYILARINI EN AZ 6-7 İLE ÇARPMAK LAZIM”

Prof. Dr. Ergüder, virüsün aktif bir şekilde halen ortada dolaştığını ve bulaşma riskini kaybetmediğine dikkat çekerek, “Türkiye’de de ne yazık ki son 4 gündür vakalar artıyor ama şunu unutmayın dünyada şu anda bizim tespit edebildiğimiz vakalar sadece buz dağının görebildiğimiz kısmı. Şu an her gün görülen yeni vaka sayısını 6-7 ile çarpmak lazım. Sonuçta bizim bu testleri yaptığımız cihazlar anca yüzde 60 oranında doğru sonuçlar verebiliyor. Bu virüsü taşıyanların yüzde 80’i hiçbir belirti göstermiyorlar. Bunlara biz asemtomik diyoruz. Yani bu hastalık öncesinde belirti göstermiyorlar ama bunlar virüsü bulaştırabiliyorlar. Yani yüzde 80’in asemtomik olması, test yapılan cihazların duyarlılığının düşük olması sebebiyle tüm dünyada da Türkiye’de de bulunan vaka sayılarını en az bir 6-7 ile çarpmak lazım” ifadelerini kullandı.

PROF. DR İLHAMİ ÇELİK: GÜNDE 2 POZİTİF VAKAMIZ VARKEN ŞİMDİ 30-40 VAKA ARASINA ÇIKTIK

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi ve Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlhami Çelik, birçok bölgede yapılan düğün yemeği, kahvaltı programı, asker uğurlama, nişan gibi etkinliklerin koronavirüs vaka sayısını artırdığını söyledi. Çelik, “Hastanemizde günde 2 pozitif vakamız varken şimdi 30 ile 40 vaka arasına çıktık” dedi.

Normalleşme sürecini değerlendiren Prof. Dr. İlhami Çelik, pandemide en önemli unsurun vatandaşın kendisi olduğunu, ancak tedbirlere uyulmadığını söyledi.

Çelik, “Toplum nasıl hareket ederse ona göre yol alırsınız. Her insanın başına polis, jandarma ve bekçi dikemeyeceğinize göre insanlarımızın uyacağı kurallar var. 1 Haziran normalleşmenin başladığı süreydi. Biz bunu azaltırken ‘yeni normal hayat’ demiştik. Yeni normalden bahsederken de sizin eskiden olduğu gibi insanlarla tokalaşmak, yakın mesafede oturmak ve sarılmak gibi eylemleri yapmamanız gerekiyordu. Sosyal mesafeyi korumanız ve maskenizi asla çıkarmamanız gerekiyordu. El hijyeninize de dikkat etmeniz gerekiyordu. Maalesef bizler tedbirlere uymuyoruz. Koronavirüsten önceki yaşamımıza döndük. Sanıyorum ki bunlar yanlış anlaşıldı” ifadelerini kullandı.

“VAKA SAYIMIZ ARTIYOR ÇOK DİKKAT ETMEMİZ LAZIM”

Birçok bölgede yapılan düğün yemeği, kahvaltı programı, asker uğurlama, nişan gibi etkinliklerin vaka sayısını artırdığının altını çizen Prof. Dr. Çelik, şöyle konuştu:

“İnsanların kendi otokontrollerini yapması gerekiyor. Başkalarıyla bir araya geldiğiniz zaman mutlaka üç önlemi almanız gerekir. Biz düğünlerin dışarıda, açık alanlarda yapılması gerektiğini söyledik. Cenaze törenlerine gidiliyor. Orada kurallara uyulmadığını görüyoruz. Asker uğurlaması gibi görüntülere şahit olduk. Bunların eskiden yapılandan hiçbir farkı olmadığını söyleyebilirim. Bunlardan uzak durmazsak, sonuç kaçınılmazdır. Günde 2 pozitif vakamız varken şimdi 30 ile 40 vaka arasına çıktık. Dolayısıyla vaka sayımız artıyor, buna çok dikkat etmemiz gerekiyor. Zinciri bir yerden koparırsanız, bu çabanız boşa gidecek.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı yazınız